Hatırlamak mı, tutunmak mı?
Birini kaybettiğimizde, geride yalnızca yokluk kalmaz. Eşyalar kalır. Kıyafetler, kokular, defterler, gözlükler, bir fincan, bir koltuk… Bu eşyalar çoğu zaman yalnızca nesne değildir. Kaybedilen kişiyle kurulan bağın somut taşıyıcılarıdır. Bu nedenle yas sürecinde en sık karşılaşılan sorulardan biri şudur:
“Eşyalarıyla ne yapmalıyım?”
Bu sorunun tek bir doğru cevabı yoktur. Ancak eşyalara yüklenen anlam, yasın sağlıklı ilerleyip ilerlemediğine dair önemli ipuçları verir.
YAS VE BAĞIN DEVAMLILIĞI
Modern yas anlayışı, iyileşmeyi “unutmak” ya da “geride bırakmak” olarak tanımlamaz. Aksine, sevilen kişiyle kurulan bağın biçim değiştirerek sürmesi sağlıklı kabul edilir (Klass, Silverman & Nickman, 1996).
Bu bağlamda eşyalar:
- Anıyı canlı tutabilir
- İçsel bir ilişkiyi destekleyebilir
- Yasın donmasını değil, akmasını sağlayabilir
Bir kazak, bir saat ya da bir kitap; kişiye “yalnız değildim, bir bağ vardı” duygusunu hatırlatabilir. Bu yönüyle eşyalarla kurulan ilişki, yasın onarıcı bir parçası olabilir.
SAĞLIKLI BİR İLİŞKİ NASIL GÖRÜNÜR?
Yas sürecinde eşyalarla sağlıklı ilişki genellikle şu özellikleri taşır:
1. Anı Taşıyıcıdır, Yerine Geçmez
Eşyalar, kaybedilen kişinin yerine konmaz. Onun yokluğunu inkâr etmez; var olmuşluğunu hatırlatır.
Kişi bilir ki:
“Bu bir nesne. Onun kendisi değil.” Bu fark korunabildiğinde, eşya yas sürecini destekler.
2. Esneklik Vardır
Kişi eşyalarla temas edebilir; ama temas etmek zorunda hissetmez.
Bazen bakmak ister, bazen uzak durur. Bu iniş çıkışlar yasın doğal akışına işaret eder (Worden, 2018).
3. Hayatla Bağ Kopmaz
Eşyalar anıyı yaşatırken, kişi hayatla bağ kurmaya devam edebilir.
Günlük işlevsellik sürer. Yeni ilişkiler, yeni deneyimler tamamen dışlanmaz.
Bu durumda eşya, geçmişi hapsetmez; onu hayatın içine yerleştirir.
NE ZAMAN SAĞLIKSIZ BİR YERE KAYAR?
Eşyalarla kurulan ilişki bazı durumlarda yasın ilerlemesini zorlaştırabilir.
Bu noktada mesele eşyanın varlığı değil, eşyanın işlevidir.
1. Eşya, Yokluğu İnkâr Etmeye Başladığında
Kişi eşyalar üzerinden “sanki hâlâ buradaymış gibi” bir düzen kuruyorsa, yas askıya alınmış olabilir. Bu durum, kaybın gerçekliğine temas etmeyi geciktirir (Shear, 2015).
2. Eşyalar Hayatın Yerini Almaya Başladığında
Kişi:
- Sosyal temastan çekiliyor
- Günlük yaşamı daraltıyor
- Hayatını yalnızca anı etrafında örgütlüyorsa eşya artık bağ kurdurmaktan çok tutunma nesnesi hâline gelmiş olabilir.
3. Eşyaya Dokunamamak da Atamamak da Donmuşluğa İşaret Edebilir
Bazı kişiler için eşyaya dokunmak çok zorlayıcıdır. Bazıları içinse hiçbir şekilde ayrılmak mümkün değildir.
Her iki uçta da ortak nokta şudur: Duygusal temas ya aşırı yoğun ya da tamamen kilitlidir. Bu durum, yasın akmak yerine donduğunu düşündürür (Herman, 1992).
ANIYI YAŞATMAK İLE BAĞI DONDURMAK ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ
Anıyı yaşatmak:
- Kaybedilen kişiyle içsel bir bağ kurabilmeyi
- Onun hayatındaki anlamını içselleştirebilmeyi
- Hayata devam ederken onu da içte taşıyabilmeyi içerir
Bağı dondurmak ise:
- Zamanı durdurmayı
- Kaybın gerçekliğini ertelemeyi
- Hayatı askıya almayı içerir Bu fark çoğu zaman dışarıdan değil, kişinin iç deneyiminden anlaşılır.
DESTEK NE ZAMAN GEREKLİ OLABİLİR?
Bazı yas süreçleri kişinin kendi iç kaynaklarıyla taşınabilir. Bazıları ise daha fazla eşlik gerektirir.
Özellikle:
- Uzun süre geçmesine rağmen eşyalarla temas aşırı yoğun ya da tamamen kaçınılan bir hâl alıyorsa
- Günlük yaşam belirgin biçimde daralmışsa
- Suçluluk, donukluk ya da yoğun özlem hafiflemiyorsa bireysel destek süreci, yasın güvenli bir zeminde ele alınmasına yardımcı olabilir.
Amaç eşyaları “bıraktırmak” değildir. Amaç, eşyanın kişiyi tutmaması, kişinin hayatla bağını sürdürebilmesidir.
Yas sürecinde eşyalar düşman değildir. Doğru kullanıldığında, hatırlamanın ve bağ kurmanın bir yoludur.
Sevdiğimiz kişilerin eşyaları:
- Onları hayatta tutmaz
- Ama ilişkimizin izlerini taşır
Ve bazen iyileşme, eşyaları tamamen kaldırmak değil; onlara bakabilmek, sonra hayatın içine dönebilmektir.
Sağlıklı yas, anıların yaşamasına izin verirken hayatın da akmasına alan açabilmektir.
KAYNAKÇA
- Klass, D., Silverman, P. R., & Nickman, S. (1996). Continuing Bonds: New Understandings of Grief. Taylor & Francis.
- Worden, J. W. (2018). Grief Counseling and Grief Therapy. Springer.
- Shear, M. K. (2015). Complicated Grief. New England Journal of Medicine.
- Herman, J. L. (1992). Trauma and Recovery. Basic Books.