Aynı kayıp, farklı ruhsal süreçler

Yas çoğu zaman tek bir süreç gibi düşünülür. Halbuki kaybın nasıl yaşandığı, yasın ruhsal örgütlenmesini doğrudan etkiler.

Aynı kişi kaybedilmiş olabilir; ancak kaybın gerçekleşme biçimi, yasın doğasını temelden değiştirir. Bu nedenle psikolojik açıdan doğal yas ile travmatik yas arasında önemli farklar vardır.

DOĞAL YAS NEDİR?

Doğal yas, kaybın:

  • Beklenebilir olduğu
  • Zihinsel olarak bir hazırlık sürecine izin verdiği
  • Vedalaşma ihtimalinin (kısmen de olsa) mümkün olduğu durumlarda daha sık görülür.

Bu tür kayıplarda kişi:

  • Kaybın gerçekliğini zamanla içselleştirebilir
  • Özlemle birlikte anıları taşıyabilir
  • Duygular arasında gidip gelse de içsel bir akış yaşayabilir

Acı vardır, yoğun üzüntü vardır; ama yas, kişinin hayatla bağını tamamen koparmaz.

Zaman içinde kaybedilenle ilişki, içsel bir bağa dönüşerek yaşamın içine yerleşebilir
(Klass, Silverman & Nickman, 1996).

TRAVMATİK YAS NEDİR?

Travmatik yas, kaybın:

  • Ani
  • Beklenmedik
  • Şiddet içeren
  • Güvenlik duygusunu sarsan bir biçimde gerçekleştiği durumlarda ortaya çıkar.

Bu tür kayıplarda kişi yalnızca sevdiğini kaybetmez; aynı zamanda dünyanın güvenilir olduğuna dair temel inancı da sarsılır.

Travmatik yas, iki sürecin iç içe geçmesidir:

  • Yas (kayıp ve özlem)
  • Travma (şok, donakalma, tekrar eden imgeler)

Bu nedenle kişi hem özler hem de kaybın görüntüsüne, anına ya da bilgisine takılı kalabilir
(Shear, 2015).

TEMEL FARK: AKIŞ MI, DONMA MI?

Doğal yas ile travmatik yas arasındaki en belirgin fark şudur:

  • Doğal yasta duygular dalgalar hâlinde akar
  • Travmatik yasta duygular donabilir ya da patlayıcı olabilir

Travmatik yasta kişi:

  • Olanı zihinsel olarak anlamlandıramaz
  • “Bu gerçekten oldu mu?” hissinden çıkamaz
  • Kayıp anına takılı kalmış gibi yaşar

Bu durumda yas ilerlemez; olduğu yerde askıya alınır.

VEDALAŞMA VE ANLAM MESELESİ

Doğal yasta vedalaşma her zaman tam değildir;ama genellikle bir geçiş alanı vardır.

Travmatik yasta ise:

  • Vedalaşma gerçekleşmemiştir
  • İlişki yarım kalmıştır
  • Söylenemeyen sözler, yaşanamayan anlar donmuş hâlde kalır

Bu durum, yasın “ilişkiyi dönüştürme” kapasitesini zorlar. Kişi kaybedilenle yeni bir içsel ilişki kurmakta zorlanır; çünkü zihin hâlâ kaybın nasıl olduğuna takılıdır.

SUÇLULUK VE “KEŞKE”LER

Travmatik yaslarda suçluluk çok daha belirgindir.

“Keşke” cümleleri:

  • Sorumluluk duygusuyla
  • Kontrol yanılsamasıyla
  • Travmatik şokla baş etme çabasıyla yoğun biçimde ortaya çıkar.

Bu suçluluk çoğu zaman gerçekçi değildir; ama kişinin zihni, kontrol duygusunu yeniden kurmaya çalışır
(Worden, 2018).

BAŞ ETME BİÇİMLERİ NEDEN FARKLIDIR?

Doğal yasta kişi:

  • Zamanla gündelik hayata dönebilir
  • Kaybı düşünmeden de var olabildiği anlar yaşayabilir

Travmatik yasta ise:

  • Zaman durmuş gibi hissedilebilir
  • Hayat devam ederken kişi içeride takılı kalabilir

Bu nedenle travmatik yas, yalnızca “zamanla geçecek” bir süreç değildir.

Önce travmanın düzenlenmesi, sonra yasın akışına izin verilmesi gerekir.

DESTEK SÜRECİ NE ZAMAN ÖNEMLİ HALE GELİR?

Travmatik yas yaşayan kişiler için bireysel danışmanlık süreci:

  • Donmuş duygulara temas edebilme
  • Travma ile yasın ayrıştırılabilmesi
  • Kaybedilenle ilişkinin yeniden biçimlenebilmesi için güvenli bir alan sunabilir.

Bu süreç, kaybı unutturmaz. Ama kaybın kişinin tüm ruhsal alanını işgal etmesini hafifletebilir.

Her yas acıdır. Ama her yas aynı şekilde yaşanmaz.

Doğal yas, acının zamanla yer değiştirebildiği bir süreçtir.
Travmatik yas ise acının olduğu yerde takılı kaldığı bir deneyimdir.

Bu farkı görmek, kişinin kendini “neden hâlâ böyleyim?” diye yargılamasını önler. Çünkü bazı yaslar, daha fazla zamandan değil; daha fazla güvenli temastan geçer.

KAYNAKÇA

  • Klass, D., Silverman, P. R., & Nickman, S. (1996). Continuing Bonds. Taylor & Francis.
  • Shear, M. K. (2015). Complicated Grief. New England Journal of Medicine.
  • Worden, J. W. (2018). Grief Counseling and Grief Therapy. Springer.
  • Herman, J. L. (1992). Trauma and Recovery. Basic Books.