Kanser tedavisi gören birçok kişi için hayat, planlanmamış bir duraklamaya girer. Enfeksiyon riski, fiziksel yorgunluk ve belirsizlikler nedeniyle sosyal yaşam daralabilir; iş, eğitim ya da uzun vadeli hedefler geçici olarak bırakılabilir. Bu süreç dışarıdan “bekleme” gibi görünse de, aslında yoğun bir hayatta kalma ve uyum sağlama çabasıdır.

Bu duraklama hali çoğu zaman şu duyguyla birlikte gelir:
“Herkes hayatına devam ediyor, ben ise durmuş gibiyim.”

Hayata Devam Etmenin Farklı Biçimleri

Bazı insanlar bu dönemde, örneğin bir sınava hazırlanıp atanarak kendi belirledikleri hedeflere ulaşmış olabilir. Bu, onların hayata devam etme biçimidir. Ancak bu yolu evrensel bir “başarı ölçütü” olarak ele almak, kişinin içinde bulunduğu koşulları görünmez kılar.

Kanser tedavisi gören bir birey için hayata devam etmek;

               •             tedavi randevularına gidebilmek,

               •             bedeninin sınırlarını fark ederek kendini koruyabilmek,

               •             bugün yapabildiğiyle temas edebilmek şeklinde tezahür edebilir.

Dolayısıyla mesele, kimin daha çok “başardığı” değil; kimin hangi koşullarda, hangi yönde ilerlediğidir.

“Başarmak” Kavramının Göreceli Bir Kavram

Başarı, çoğu zaman tek bir tanım üzerinden ele alınır: hedef koymak, çabalamak ve sonuca ulaşmak. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında başarı; bağlamdan, bedensel durumdan, ruhsal kaynaklardan ve yaşam koşullarından bağımsız değildir.

Aynı hedef, farklı yaşam evrelerinde farklı anlamlar taşıyabilir. Sağlık tehdidi altındayken önceliğin değişmesi, “başaramamak” değil; psikolojik esnekliğin bir göstergesidir (Kashdan & Rottenberg, 2010). Bu nedenle tedavi sürecindeki bir bireyin kendini, sağlıklı bir dönemde olan biriyle aynı kriterlerle değerlendirmesi adil değildir.

Başarmak;

               •             bazen ilerlemek,

               •             bazen durmak,

               •             bazen de yön değiştirmektir.

Aynı Film, Farklı Çıkarımlar

Hepimiz aynı filmi izlesek bile, salondan aynı duygularla çıkmayız. Bir sahne birine umut verirken, başka birine hüzün hissettirebilir. Çünkü herkes filme kendi yaşam deneyimleriyle bakar.

Hayat yolculuğu da böyledir. Aynı olaylar, aynı zaman dilimleri ya da aynı hedefler; farklı bedenlerde, farklı ruhsal zeminlerde bambaşka deneyimlere dönüşebilir. Bu nedenle “başkaları yaptıysa ben de yapmalıydım” düşüncesi, yaşamın öznel doğasını yok sayar.

Kanser tedavisi süreci, kişinin dünyayı algılama biçimini, önceliklerini ve temposunu kaçınılmaz olarak değiştirir. Bu değişim bir kayıp olduğu kadar, aynı zamanda farklı bir bakış açısının da kapısını aralayabilir (Tedeschi & Calhoun, 2004).

“Şimdi Duruyorum, Sonra Koşabilmek İçin”

Tedavi sürecindeki duraklama, bir geri çekilme değil; gelecekte yeniden hareket edebilmek için verilen bilinçli bir aradır. Kabul ve Kararlılık Terapisi perspektifinden bakıldığında, kişinin şu anki koşullarını kabul etmesi, değerlerinden vazgeçtiği anlamına gelmez. Aksine bu kabul, uzun vadede anlamlı bir yaşam sürdürebilmenin temelidir (Hayes, Strosahl & Wilson, 2012).

Şu an durmak;
Hayatın dışına düşmek değil,
hayatta kalmak için hayatla temasın şeklini değiştirmektir.

Danışmanlık Sürecinde Adaletsiz Karşılaştırmalarla Çalışmak

Bireysel danışmanlık sürecinde, özellikle ciddi hastalık dönemlerinde ortaya çıkan adaletsiz karşılaştırmaları ele almak büyük önem taşır. Sosyal karşılaştırma kuramı, bireylerin kendilerini başkalarıyla kıyasladıklarında ruhsal zorlanmalarının artabileceğini göstermektedir (Festinger, 1954). Bu etki, koşullar eşit olmadığında çok daha yıkıcı hale gelir.

Danışmanlık süreci;

               •             kişinin kendi yolunu yeniden tanımlayabilmesine,

               •             “geride kalmışlık” anlatısını sorgulamasına,

               •             kendi temposunu meşrulaştırmasına alan açar.

Herkesin yolu farklıdır. Ve bu yollardaki farklılıklar bir eksiklik değil; hayatın zenginliği ve insan olmanın en kıymetli parçasıdır. Aynı hedefe gitmemek, aynı anda ilerlememek ya da aynı hızda yürümemek; kişinin yolunu değersiz kılmaz. Bazen en anlamlı ilerleme, kendine karşı adil olmayı öğrenmekle başlar.

Kaynakça

Festinger, L. (1954). A theory of social comparison processes. Human Relations, 7(2), 117–140.

Hayes, S. C., Strosahl, K. D., & Wilson, K. G. (2012). Acceptance and Commitment Therapy: The Process and Practice of Mindful Change. Guilford Press.

Kashdan, T. B., & Rottenberg, J. (2010). Psychological flexibility as a fundamental aspect of health. Clinical Psychology Review, 30(7), 865–878.

Tedeschi, R. G., & Calhoun, L. G. (2004). Posttraumatic growth: Conceptual foundations and empirical evidence. Psychological Inquiry, 15(1), 1–18.