Performans kimliği, “son ana kalma” döngüsü ve görünmeyen bedeller
Sınav dönemlerinde erteleme yalnızca zaman yönetimiyle ilgili değildir.
Çoğu zaman bu davranış, kişinin başarıyla kurduğu ilişkiyi yansıtır.
Bazı öğrenciler için sınav, bilgi ölçen bir araçtan çok;
“Ben kimim?” sorusuna verilen sessiz bir yanıta dönüşür.
Bu noktada erteleme, çalışmaktan kaçınma değil;
kimlik tehdidiyle yüzleşmeyi geciktirme biçimi hâlini alır.
ERTELEME BAZEN “SON ANA KALMA STRATEJİSİ”DİR
Sınav sürecinde sık görülen bir örüntü vardır:
Kişi çalışmayı sürekli erteler, ardından sınava çok az süre kala yoğun bir tempo başlatır.
Bu döngü dışarıdan bakıldığında düzensizlik gibi görünür.
Ancak psikolojik açıdan bakıldığında, bu durumun işlevsel bir tarafı vardır.
Son ana kalmak:
- Başarısızlığı “zaman yetmedi” gerekçesine bağlamayı mümkün kılar
- Kişinin yeterliliğini doğrudan sorgulamaktan kaçınmasını sağlar
- Performansla benlik arasında koruyucu bir mesafe yaratır
Bu durum, başarının kişilikle tamamen özdeşleşmesini geçici olarak engeller
(Covington, 2000).
“EĞER ERKEN BAŞLARSAM…” KORKUSU
Ertelemenin arkasında çoğu zaman şu düşünce yatar:
“Eğer erkenden çalışır ve yine de yapamazsam, sorun bendedir.”
Bu düşünce, sınavı yalnızca bir performans değil;
kişisel değer ölçütü hâline getirir.
Erteleme burada bir savunma işlevi görür:
- Çalışmaya başlamamak, sonucu belirsiz bırakır
- Belirsizlik, kesin başarısızlıktan daha katlanılabilir hissedilir
Bu mekanizma, performans kaygısı literatüründe sıkça tanımlanmıştır
(Elliot & Church, 1997).
ZAMAN DARALDIKÇA PERFORMANS NE OLUR?
Zaman daraldığında kişi yoğun bir çaba içine girer.
Bu yoğunluk dışarıdan bakıldığında motivasyon gibi algılanabilir.
Ancak bilişsel açıdan bu süreç:
- Dikkatin dağılmasına
- Bilginin yüzeysel işlenmesine
- Hata yapma olasılığının artmasına neden olabilir
Araştırmalar, yüksek zaman baskısının çalışma belleğini zorladığını ve
performansı düşürebildiğini göstermektedir
(Beilock & Carr, 2005).
ERTELEME VE KENDİLİK ALGISI
Tekrarlayan erteleme döngüleri, zamanla kişinin kendisi hakkında
katı tanımlar geliştirmesine yol açabilir:
- “Ben zaten son ana bırakan biriyim.”
- “Ben stres olmadan çalışamam.”
Bu tanımlar, davranışı açıklıyor gibi görünse de
çoğu zaman davranışı sabitleyen bir işlev görür
(Steel, 2007).
Kişi ertelemeyi seçtiğini değil,
“böyle biri olduğunu” düşünmeye başlar.
SINAV SÜRECİNDE ERTELEME HER ZAMAN TEMBELLİK DEĞİLDİR
Bu noktada önemli bir ayrım ortaya çıkar:
Erteleme çoğu zaman isteksizlik değil;
yüksek anlam yüklenen bir performanstan geri çekilme biçimidir.
Sınav:
- Aile beklentisini
- Gelecek planlarını
- Kendi değer algısını
aynı anda taşıyorsa, erteleme bu ağırlığa verilen bir tepki olabilir
(Pychyl & Sirois, 2016).
ERTELEME AZALDIĞINDA NE DEĞİŞİR?
Erteleme döngüsü kırıldığında:
- Kaygı tamamen ortadan kalkmaz
- Zorluk bitmez
Ancak yük daha zamana yayılmış hâle gelir.
Bu yayılma, performans üzerindeki baskının bir kısmını azaltır
(Sirois, 2014).
Kişi sınava değil;
yalnızca sınavın taşıdığı anlama odaklanmaktan uzaklaşabilir.
KAPANIŞ: ERTELEME NE SÖYLER?
Sınav sürecinde erteleme çoğu zaman şunu söyler:
“Bu yalnızca bir sınav değil.”
Bu cümleyi duymak, ertelemeyi ortadan kaldırmaz.
Ancak kişiyi kendisiyle daha gerçek bir temas noktasına getirir.
Çünkü bazı davranışlar değiştirilmeden önce
anlaşılmak ister.
Erteleme de onlardan biridir.
KAYNAKÇA
- Beilock, S. L., & Carr, T. H. (2005). When High-Powered People Fail. Psychological Science.
- Covington, M. V. (2000). Goal Theory, Motivation, and School Achievement. Annual Review of Psychology.
- Elliot, A. J., & Church, M. A. (1997). A Hierarchical Model of Approach and Avoidance Achievement Motivation. Journal of Personality and Social Psychology.
- Pychyl, T. A., & Sirois, F. M. (2016). Procrastination, Emotion Regulation, and Well-Being. Handbook of Self-Regulation.
- Sirois, F. M. (2014). Out of Sight, Out of Time? Journal of Social and Clinical Psychology.
- Steel, P. (2007). The Nature of Procrastination. Psychological Bulletin.