Aynı duygular değil; aynı yere götürmezler
İlişkilerde yaşanan birçok gerilim, aslında adını doğru koyamadığımız duygulardan beslenir.
Kıskançlık, haset ve imrenme çoğu zaman birbirine karıştırılır. Oysa yöneldikleri yer, içerdikleri ihtiyaç ve ilişkide yarattıkları sonuçlar birbirinden farklıdır.
Bu ayrımı yapmak hem kendimizi anlamak hem de ilişkilerde gereksiz çatışmaları azaltmak açısından önemlidir.
Kıskançlık: Kaybetme Endişesi
Kıskançlık çoğunlukla üçlü bir yapı içerir:
Ben – değer verdiğim kişi – üçüncü bir ihtimal.
Merkezde şu soru vardır:
“Onu kaybeder miyim?”
Kıskançlık, bağlanma sistemiyle yakından ilişkilidir. Bağlanma kuramına göre kişi tehdit algıladığında yakınlığı koruma yönünde duygusal tepkiler verir (Mikulincer & Shaver, 2016).
Sağlıklı Kıskançlık Nedir?
- Geçicidir.
- Somut bir duruma yanıt verir.
- İletişime açıktır.
- Kontrol etmeye değil, anlamaya yöneliktir.
Bu tür kıskançlık, ilişkide sınırların konuşulmasına ve güvenin yeniden kurulmasına katkı sağlayabilir.
Zorlayıcı Kıskançlık Nedir?
Bazen kıskançlık yoğunlaşabilir.
Düşünceler sıklaşır, zihinde tekrar eder, kişi sürekli kanıt arayabilir ya da kontrol etme ihtiyacı hissedebilir.
Bu noktada duygunun amacı bağ kurmak değil;
kaygıyı yatıştırmak hâline gelir.
Araştırmalar, yoğun ve sürekli kıskançlık yaşantısının hem ilişki doyumunu azalttığını hem de bireysel işlevselliği zorlayabildiğini göstermektedir (Zheng et al., 2021; Costa et al., 2015).
Burada mesele duygunun varlığı değil;
duygunun ilişkiyi nasıl yönettiğidir.
Haset: Karşılaştırma ve Eksiklik Hissi
Haset iki kişilidir.
“Onun sahip olduğu şey bende yok.”
Bu duygu daha çok benlik değeriyle ilişkilidir. Sosyal karşılaştırma kuramı, bireylerin kendilerini başkalarıyla kıyaslama eğiliminde olduğunu ortaya koyar (Smith & Kim, 2007).
Haset iki biçimde ortaya çıkabilir:
- Yıkıcı biçim: Karşı tarafı küçümseme, değersizleştirme.
- Dönüştürücü biçim: “Ben de geliştirebilirim” diyebilmek.
Haset ilişkide çoğu zaman sessiz ilerler.
Partnerin başarısına tahammül edememek, kardeşler arasında görünmez rekabet ya da arkadaşlıkta mesafe bu duygudan beslenebilir.
İmrenme: İlham ve Yönelim
İmrenme, hasetten ayrılır.
Burada tehdit yoktur; hayranlık vardır.
“Bu özellik hoşuma gidiyor; ben de buna yaklaşabilirim.”
Araştırmalar olumlu sosyal karşılaştırmanın motivasyonu artırabildiğini göstermektedir (Lockwood & Kunda, 1997).
İmrenme benliği küçültmez.
Aksine gelişim alanı açar.
Kıskançlık Ne Zaman İlişkiyi Zorlar?
Kıskançlık şu durumlarda yıpratıcı hâle gelebilir:
- Düşünceler sürekli tekrar ediyorsa
- Kanıt olmadan kesin yargılar oluşuyorsa
- Kontrol davranışları artıyorsa
- Partnerin alanı daraltılıyorsa
- Kişi kendi hayat işlevselliğini kaybediyorsa
Bu tür durumlarda kıskançlık artık yalnızca bağlanma tepkisi değil;yoğun bir kaygı düzenleme çabasına dönüşebilir.
Bazı nöropsikiyatrik ve psikolojik durumlarda kıskançlık düşüncelerinin daha katı ve esnemeye kapalı biçimler aldığı da gösterilmiştir (Kataoka et al., 2018; Zheng et al., 2021).
Bu nedenle şunu ayırt etmek önemlidir: Kıskançlık bağ kurma isteğinden mi geliyor,
yoksa kaygının kontrol ihtiyacına dönüşmesinden mi?
Romantik İlişkilerde
Bir partnerin başarısı:
- Kıskançlık yaratabilir (beni bırakır mı?)
- Haset yaratabilir (neden o başardı?)
- İmrenme yaratabilir (ben de gelişebilirim)
Duygunun yönü, ilişkinin yönünü belirler.
Aile ve Sosyal İlişkilerde
Kardeşler arasında haset sık görülür.
Arkadaşlıkta imrenme bağ kurabilir.
Romantik ilişkide kıskançlık bağ güçlendirebilir ya da zayıflatabilir.
Farkı yaratan şey, duygunun fark edilmesi ve düzenlenmesidir.
Duyguyu Nasıl Ayırt Edebilirim?
Kendine şu soruları sormak ayırt edici olabilir:
- Kaybetmekten mi korkuyorum? (Kıskançlık)
- Eksik mi hissediyorum? (Haset)
- İlham mı alıyorum? (İmrenme)
- Kontrol etme ihtiyacım artıyor mu?
- Bu duygu benim işlevselliğimi etkiliyor mu?
Bu sorular, duygunun yoğunluğunu ve yönünü anlamaya yardımcı olabilir.
İlişkide Nasıl Çalışılır?
Çift görüşmelerinde kıskançlık teması genellikle şu başlıklarda ele alınır:
- Bağlanma ihtiyaçlarının görünür kılınması
- Güven ve sınırların netleştirilmesi
- Kaygı düzenleme becerilerinin geliştirilmesi
- Kontrol davranışlarının işlevinin anlaşılması
- Duygusal güvenliğin yeniden kurulması
Amaç kıskançlığı tamamen yok etmek değil;
onu düzenlenebilir bir duygu hâline getirmektir.
Kıskançlık, haset ve imrenme insanidir.
Hiçbiri tek başına problem değildir.
Ancak:
- Kıskançlık bağ kurmaktan çok kontrol etmeye dönüyorsa,
- Haset küçümsemeye evriliyorsa,
- İmrenme bastırılıp değersizliğe dönüşüyorsa,
ilişki zorlanmaya başlar.
Belki de asıl soru şudur:Bu duygu beni ilişkiye yaklaştırıyor mu,yoksa uzaklaştırıyor mu?
KAYNAKÇA
Costa, A. L., et al. (2015). Pathological jealousy: Romantic relationship characteristics, emotional and personality aspects and social adjustment. Journal of Affective Disorders.
Johnson, S. M. (2004). The Practice of Emotionally Focused Couple Therapy. Brunner-Routledge.
Kataoka, H., et al. (2018). Delusional jealousy (Othello syndrome) in clinical populations. Psychiatry Research.
Lockwood, P., & Kunda, Z. (1997). Superstars and me: Predicting the impact of role models. Journal of Personality and Social Psychology.
Mikulincer, M., & Shaver, P. R. (2016). Attachment in Adulthood (2nd ed.). Guilford Press.
Smith, R. H., & Kim, S. H. (2007). Comprehending envy. Psychological Bulletin.
Zheng, X., et al. (2021). Neural and molecular contributions to jealousy. Frontiers in Behavioral Neuroscience.