Zaman kazanmak mı, zamanın altında kalmak mı?
Erteleme çoğu zaman masum bir gerekçeyle başlar:
“Şimdi değil, sonra.”
“Biraz daha vaktim var.”
“Daha hazır hissettiğimde.”
Bu cümleler, kişiye geçici bir rahatlama sağlar. Zaman kazanıldığı hissi oluşur. Ancak zaman ilerledikçe, bu rahatlama yerini başka bir deneyime bırakır: zamanın daralması. Ve kişi, bir noktada zamanı yönetmekten çok, zaman tarafından sıkıştırıldığını hisseder.
ERTELEME NEDEN BU KADAR YAYGIN?
Erteleme çoğu zaman tembellik ya da isteksizlikle açıklanır. Bilimsel çalışmalar ise bu davranışın daha çok duygusal düzenleme ile ilişkili olduğunu göstermektedir (Steel, 2007).
Yani kişi, yapılacak işten değil; o işin çağrıştırdığı duygudan uzak durur.
ERTELEME DAVRANIŞININ OLASI NEDENLERİ
1. Başarısızlıkla Temas Etme Zorluğu
Bazı görevler, kişinin yeterliliğini sorgulamasına neden olur. Bu durumda erteleme, başarısızlık ihtimaliyle temas etmeyi geciktirir (Ferrari, 2010).
Kişi şunu yaşar:
“Yapmazsam, henüz başarısız sayılmam.”
2. Mükemmeliyetçilik
Mükemmeliyetçi yapılarda işe başlamak, “kusursuz yapamama” ihtimaliyle yüzleşmek anlamına gelir. Bu nedenle erteleme, yüksek standartların yarattığı baskıyı kısa süreliğine hafifletir(Flett, Hewitt & Martin, 1995).
3. Zaman Algısındaki Çarpılma
Erteleyen kişiler çoğu zaman gelecekteki zamanı olduğundan daha geniş algılar. Bu durum, “daha sonra yaparım” düşüncesini besler (Sirois, 2014). Zaman ilerledikçe algı değişir;ancak işin ağırlığı artmıştır.
4. Duygusal Yükten Kaçınma
Bazı işler yalnızca yapılması gereken görevler değildir; kaygı, suçluluk ya da belirsizlik gibi duyguları da beraberinde getirir.
Erteleme bu noktada, duygusal temastan uzak durmanın bir yolu hâline gelir (Pychyl & Sirois, 2016).
ERTELEMENİN SONUÇLARI
Erteleme kısa vadede rahatlatıcı görünse de, uzun vadede bedeli ağırlaşır.
• Zaman Daralır
Başta geniş hissedilen zaman, sonlara doğru hızla küçülür. Kişi işi yapmakla değil, zamana yetişmekle uğraşır.
• Baskı Artar
Zaman daraldıkça, zihinsel yük artar. Bu baskı, performansı desteklemekten çok köstekleyebilir (Tice & Baumeister, 1997).
• Kendilik Algısı Zedelenir
Tekrarlayan erteleme döngüleri, kişinin kendisiyle ilgili olumsuz genellemeler yapmasına yol açabilir: “Ben böyleyim.”
“Benden bu kadar.” Bu genellemeler, davranışı daha da pekiştirir.
“ZAMAN KAZANIYORUM” YANILGISI
Erteleme sırasında kişi çoğu zaman zaman kazandığını düşünür. Ancak gerçekte kazanılan şey zaman değil, geciktirilmiş bir yüzleşmedir.
Zaman ilerlerken:
- İş aynı yerde durur
- Duygusal yük büyür
- Başlama eşiği yükselir
Sonunda kişi, zamanı yönetmekten çok zamanın altında kalma deneyimi yaşar.
Aşağıdaki noktalar, ertelemenin doğasını anlamaya yardımcı olabilir:
- Erteleme çoğu zaman irade değil, duygu meselesidir.
- Sorun “zamanı kullanamamak” değil, duyguyla temas etmektir.
- Erteleme azaldığında yük aniden kaybolmaz; ancak daha taşınabilir hâle gelir.
Bu farkındalıklar, kişiye ne yaşadığını adlandırma imkânı sunar.
Erteleme, kişiyi zaman kazandırdığına ikna eder. Zaman ilerledikçe, bu kazancın bir borca dönüştüğü fark edilir. Bir noktada zaman daralır. Ve kişi, işi değil; zamanın baskısını taşımaya başlar. Erteleme davranışını anlamak, kendini yargılamaktan çok; bu davranışın hangi ihtiyaca hizmet ettiğini görebilmekle ilgilidir. Çünkü bazen mesele tembellik değil; taşımakta zorlanılan bir duygudur.
KAYNAKÇA
- Ferrari, J. R. (2010). Still Procrastinating?. John Wiley & Sons.
- Flett, G. L., Hewitt, P. L., & Martin, T. R. (1995). Dimensions of Perfectionism and Procrastination. Journal of Rational-Emotive & Cognitive-Behavior Therapy.
- Pychyl, T. A., & Sirois, F. M. (2016). Procrastination, Emotion Regulation, and Well-Being. Handbook of Self-Regulation.
- Sirois, F. M. (2014). Out of Sight, Out of Time? Journal of Social and Clinical Psychology.
- Steel, P. (2007). The Nature of Procrastination. Psychological Bulletin.
Tice, D. M., & Baumeister, R. F. (1997). Longitudinal Study of Procrastination. Psychological Science.