İlişkilerde sıkça karşılaşılan bir cümle vardır:
“Şu an bunu konuşacak durumda değilim.”

Bu cümle bazen gerçek bir sınırı, bazen de ilişkide temasın ertelendiği bir alanı işaret eder. Ancak çoğu zaman, daha zor bir sorunun üzerini örter:
Bir ihtiyacı dile getirmek, karşı taraf hazır değilken yanlış mıdır?

Bu sorunun cevabı sanıldığından daha nettir:
Bir ihtiyacın varlığı, karşı tarafın hazır oluşuna bağlı değildir.

İhtiyaç, ilişki içinde kişinin öznel deneyiminden doğar. Zamanlaması tartışılabilir; ama varlığı değil. Bir ihtiyacın dile getirilmesini “yanlış”, “abartılı” ya da “zamansız” ilan etmek, çoğu zaman ihtiyacın kendisinden çok, ona temas edemeyen tarafın kapasitesiyle ilgilidir.

Burada önemli bir ayrım vardır.
Bir ihtiyacı dile getirmek, karşı tarafı o ihtiyacı karşılamaya zorlamak anlamına gelmez. Bu iki durum sıklıkla birbirine karıştırılır.

Sağlıklı bir ilişkide kişi şunu söyleyebilir:
“Benim için bu konu önemli ve bunu paylaşmak istiyorum.”

Bu ifade, karşı tarafın hemen çözüm üretmesini, değişmesini ya da hazır olmasını talep etmez. Yalnızca bir iç gerçekliğin ilişkisel alana getirilmesidir.

Ancak bazı ilişkilerde bu tür ifadeler hızla şu tepkilerle karşılaşır:

  • “Abartıyorsun.”
  • “Hep aynı şeyleri gündeme getiriyorsun.”
  • “Şu an bunun sırası mı?”
  • “Sorun sende.”

Bu noktada mesele artık ihtiyacın içeriği değil; ihtiyacın meşruiyetidir.

Duygusal körlük ve temas edememe hâli

Bazı kişiler, karşısındakinin duygusal ihtiyaçlarını algılamakta zorlanır. Bu durum her zaman kötü niyetli değildir. Duygusal körlük; kişinin kendi iç dünyasına erişimde sınırlılık yaşamasıyla ilişkili olabilir (Siegel, 2012).

Ancak sonuç değişmez:
İhtiyaç dile getirildiğinde karşı taraf bunu duymak yerine savuşturuyorsa, ilişkide görünmezlik duygusu oluşur.

Burada sıkça yaşanan deneyim şudur:
Kişi ihtiyacını açık ve sakin bir şekilde ifade eder, ancak aldığı yanıt ihtiyacın içeriğine değil, ifade edilmiş olmasına yöneliktir. Yani sorun “ne söylendiği” değil, “söylenmiş olmasıdır”.

Bu noktada kişi, zamanla kendi algısından şüphe etmeye başlayabilir:
“Acaba gerçekten abartıyor muyum?”
“Bu kadar önemli olmamalı mıydı?”
“Yanlış mı hissediyorum?”

Bu içsel sorgulama hâli, özellikle tekrar eden biçimde yaşandığında, duygusal olarak yıpratıcıdır.

Gaslighting ile sınır nerede başlar?

Gaslighting kavramı, kişinin kendi algısının sistematik biçimde geçersizleştirilmesiyle ilgilidir (Abramson, 2014). Her “hazır değilim” ifadesi gaslighting değildir. Ancak şu noktada risk başlar:

  • İhtiyaç sürekli reddediliyorsa
  • Kişinin duygusu sürekli küçümseniyorsa
  • Sorun her seferinde ihtiyacı dile getiren kişiye yükleniyorsa o zaman mesele, iletişim zorluğundan çıkıp ilişkisel bir güç dengesine dönüşür.

Gaslighting çoğu zaman bağırarak değil; sakin, mantıklı ve “makul” görünen cümlelerle ilerler:
“Bunu böyle hissetmen normal değil.”
“Kim olsa böyle düşünmez.”
“Sen çok hassassın.”

Bu tür ifadeler, kişinin kendi iç gerçekliğine yabancılaşmasına yol açabilir.

Zamanlama mı, temas mı?

Elbette ilişkilerde zamanlama önemlidir. Ancak zamanlama, ihtiyacın ertelenmesi için değil; onunla nasıl temas edileceği için konuşulmalıdır.

“Şu an hazır değilim” cümlesi, eğer sağlıklı bir bağ içinde kuruluyorsa, şu devamı da içerir:
“Ama bunu ne zaman ve nasıl konuşabileceğimizi birlikte düşünelim.”

Bu ikinci kısım yoksa, “hazır değilim” ifadesi bir sınırdan çok bir kaçınma hâline dönüşür.

Bağlanma kuramı, güvenli ilişkilerin temelinde duygusal sinyallere yanıt verebilme kapasitesinin yattığını vurgular (Bowlby, 1988). Yanıt vermek her zaman çözmek değildir; bazen yalnızca duymaktır.

İhtiyacın dili ve öznenin varlığı

Bir ihtiyacı dile getirmek, kişinin ilişkide özne olarak var olma talebidir.
“Ben buradayım ve iç dünyam da bu ilişkinin bir parçası.”

Bu talep, karşı taraf hazır olmasa bile meşrudur.

Yanlış olan; ihtiyacın varlığı değil, ihtiyacın yok sayılmasıdır.

Belki de ilişkide sormamız gereken soru şudur:
“Biz bu ilişkide yalnızca birbirimize bakıyor muyuz, yoksa gerçekten birbirimizi görüyor muyuz?”

Kaynakça

  • Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Parent-Child Attachment and Healthy Human Development. Basic Books.
  • Siegel, D. J. (2012). The Developing Mind. Guilford Press.
  • Abramson, K. (2014). Turning up the Lights on Gaslighting. Philosophical Perspectives.