Bazı evliliklerde boşanma bir anda gündeme gelmez.
Uzun tartışmalar, tekrar eden kırgınlıklar ve çözülemeyen meseleler sonrasında konuşulmaya başlanır. Bazen hukuki süreç başlatılır, bazen evler ayrılır, bazen “artık bitti” denir.
Ancak tüm bunlara rağmen bazı çiftler bir noktada yeniden denemek ister.
Bu noktada kritik soru şudur:
Boşanmayı konuşmuş olmak, ilişkinin onarılamaz olduğu anlamına mı gelir?
Yanıt her zaman “evet” değildir.
Boşanma Noktasına Gelmek Neyi Gösterir?
Boşanma kararı çoğu zaman ilişkinin bitmiş olduğunu değil;
mevcut ilişki biçiminin sürdürülemez olduğunu gösterir.
Gottman’ın uzun yıllara dayanan araştırmaları, ilişkilerin genellikle belirli iletişim kalıpları nedeniyle yıprandığını ortaya koymuştur (Gottman & Levenson, 1999). Eleştiri, savunma, küçümseme ve duvar örme gibi tekrar eden etkileşim biçimleri, duygusal bağı zayıflatır.
Dolayısıyla mesele çoğu zaman “birbirini sevmemek” değil;
ilişkinin işleyiş biçimidir.
Yeniden Devam Etmek Ne Demektir?
Boşanmayı konuşmuş olmak ya da bir süre ayrı yaşamış olmak, duygusal bağın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Ancak yeniden bir araya gelmek, eski düzenin devamı demek değildir.
Yeniden devam etmek şunları gerektirir:
- Eski defterlerin hesaplarının kapatılması
- Tekrarlayan meselelerin açık biçimde konuşulması
- Sorumlulukların karşılıklı görülmesi
- Yeni bir iletişim zemini kurulması
Araştırmalar, çiftlerin yalnızca sorunları konuşmasının değil; bu sorunların altında yatan anlamları anlayabilmesinin de belirleyici olduğunu göstermektedir (Johnson, 2004).
Eski Defterleri Kapatmak
Yeniden birlikte olma kararı verildiğinde, en büyük risk geçmişin sürekli gündeme taşınmasıdır.
“Sen zaten o zaman da…”
“Geçen sene yaptığın…”
Bu tür geri dönüşler, ilişkinin yeniden inşasını zorlaştırır.
Eski meselelerin kapatılması, unutmak değil;
konuşulmuş, anlaşılmış ve uzlaşılmış olması anlamına gelir.
Uzlaşma, her konuda aynı fikirde olmak değildir.
Ancak her iki tarafın da “bu konuyu tekrar aynı şekilde yaşamayacağız” diyebilmesidir.
İletişim Kalıplarını Değiştirmek
Boşanma eşiğine gelmiş birçok çiftte ortak nokta, iletişim kalıplarının sertleşmiş olmasıdır.
Araştırmalar, olumsuz etkileşim döngülerinin tekrar etmesinin ilişki doyumunu ciddi biçimde azalttığını göstermektedir (Gottman & Levenson, 1999).
Eğer yeniden deneme sürecinde:
- Aynı suçlayıcı dil
- Aynı savunma biçimi
- Aynı kaçınma stratejileri
kullanılmaya devam ederse sonuç büyük olasılıkla değişmez.
Bu nedenle yeniden başlamak, yalnızca birlikte kalmaya karar vermek değil;
iletişim biçimini dönüştürmek anlamına gelir.
Hangi Koşullarda Boşanmadan Uzaklaşma Mümkün Olabilir?
Her ilişki için geçerli tek bir formül yoktur. Ancak literatür bazı belirleyici koşullara işaret etmektedir:
- Her iki tarafın da ilişki için gönüllü çaba göstermesi
- Sorunların inkâr edilmemesi
- Karşılıklı sorumluluk alabilme kapasitesi
- İletişim biçimini değiştirme niyeti
- Güvenin yeniden inşa edilebilir olması
Eğer bu unsurlar yoksa, yalnızca “denemek” yeterli olmayabilir.
Ancak bu unsurlar mevcutsa, boşanma kararı alınmış olsa dahi yeniden evlilik içinde devam etmek mümkündür.
Duygusal Yeniden Evlenme
Bazı çiftler hukuki olarak evli kalırken duygusal olarak ayrılmış olabilir. Bazıları ise hukuki olarak ayrılık eşiğine gelmişken duygusal bağlarını yeniden kurabilir.
Bu nedenle asıl mesele resmi statü değil;
duygusal bağın onarımıdır.
Johnson’ın bağlanma temelli çalışmaları, çiftlerin güvenli bağ kurma kapasitesini yeniden geliştirebildiklerinde ilişkinin toparlanabildiğini göstermektedir (Johnson, 2004).
Çift Danışmanlık Sürecinde Neler Çalışılır?
Çift danışmanlık sürecinde genellikle şu alanlar ele alınır:
- Olumsuz iletişim döngülerinin haritalanması
- Tetikleyici noktaların belirlenmesi
- Öfke ve kırgınlık altında yatan ihtiyaçların görünür kılınması
- Güvenin yeniden inşası
- Gelecek için yeni bir ilişki sözleşmesi oluşturulması
Amaç taraflardan birini haklı çıkarmak değil; ilişkinin sistemini anlamaktır.
Bazı çiftler bu süreçte yeniden bağ kurabilir.
Bazıları ise daha net bir ayrılık kararı verebilir.
Her iki sonuç; belirsizlik içinde kalmaktan daha düzenleyici olabilir.
Bir kez boşanmayı konuşmuş olmak, ilişkinin mutlaka boşanmayla sonuçlanacağı anlamına gelmez.
Ancak yeniden birlikte kalmak da yalnızca bir karar değildir.
Yeni bir ilişki biçimi gerektirir.
Eski iletişim kalıpları değişmeden, sonuçların değişmesi beklenemez.
Boşanma eşiğine gelmiş bir evlilik, bazı koşullar sağlandığında yeniden yapılandırılabilir.
Bu koşullar sağlanmadığında ise yalnızca zaman kazanılmış olur.
Belki de asıl soru şudur:
Biz eski ilişkiyi mi sürdürmek istiyoruz,
yoksa yeni bir ilişki kurmaya hazır mıyız?
KAYNAKÇA
Gottman, J. M., & Levenson, R. W. (1999). What predicts change in marital interaction over time? Journal of Family Psychology, 13(3), 303–317.
Johnson, S. M. (2004). The Practice of Emotionally Focused Couple Therapy. Brunner-Routledge.