Bazen sağlıklıdır, bazen kişiyi içeride tutar
Romantik bir ilişkiden ayrılmakta zorlanmak çoğu zaman “güçsüzlük” ya da “kararsızlık” olarak yorumlanır. Bu zorlanma her zaman olumsuz bir işaret değildir.
Bir ilişkinin bitişi, yalnızca bir bağın kopması değil; aynı zamanda emek verilen bir yapıyla vedalaşma anlamına gelir. Bu nedenle ayrılmadan önce zorlanmak, kişinin ilişkiyi ciddiye aldığını, bağın değerini fark ettiğini ve aceleci bir kopuşla hareket etmediğini gösterebilir. Ancak bu zorlanma bazı koşullarda sağaltıcı olmaktan çıkar ve kişiyi ilişkinin içinde tutan bir kilide dönüşür.
SAĞLIKLI ZORLANMA NEDİR?
Sağlıklı zorlanma genellikle şunları içerir:
- İlişkinin artılarını ve eksilerini tartabilme
- Duygusal bağın değerini inkâr etmemek
- Ayrılığın yasını tutabilme kapasitesi
Bu durumda kişi şunu yapabilir:
“Zorlanıyorum ama görüyorum.”
Yani zorlanma, farkındalıkla birlikte ilerler. Kişi ilişkiyi idealize etmeden, gerçekliği de masada tutabilir (Worden, 2018).
NE ZAMAN ZORLANMA KİŞİNİN İŞİNİ ZORLAŞTIRIR?
Ayrılma sürecindeki zorlanma şu koşullarda kişiyi içeride tutar:
1. İyi Anların Kötü Anların Üzerini Örtmesi
Kişi, ilişkinin işlevsiz yanlarını değil; yalnızca “bir zamanlar iyi olan” hâllerini düşünüyorsa, zihinsel bir seçicilik devreye girmiş olabilir. Bu durum, yas sürecinde sık görülen idealizasyon eğilimiyle ilişkilidir
(Freud, 1917).
2. İlişkinin İşlevi Kişinin Yerine Geçtiğinde
İlişki;
- Yalnızlığı azaltıyor
- Kendini değerli hissettiriyor
- Hayata tutunma hissi veriyorsa kişi, ilişkiyi değil; ilişkinin gördüğü işlevi kaybetmekten korkuyor olabilir.
Bu noktada ayrılık, ilişkiyi değil; kişinin dayandığı bir yapıyı tehdit eder.
3. Acının Geçici Doğası Unutulduğunda
Ayrılık sonrası hissedilecek boşluk, ilişkinin içindeki kronik yükten daha görünür hâle geldiğinde zihin şu yanılgıya düşebilir:
“Bu acı dayanılmaz.”
Oysa birçok durumda bu boşluk, ilişkinin içindeki sürekli zorlanmadan daha kısa sürelidir (Shear, 2015).
DİŞ AĞRISI METAFORU:
Neden bazı ilişkilerden çıkmak bu kadar zor gelir?
Bir dişimiz ağrıdığında, ilk adım onu çekmek olmaz. Önce antibiyotikle kurtarmaya çalışırız.mOlmazsa kanal tedavisi yaptırırız. Çünkü amaç dişi kurtarmaktır.
İlişkilerde de benzer bir süreç yaşanır. Sorunlar çıktığında önce onarmaya çalışırız. Konuşuruz, bekleriz, çaba gösteririz. Ancak bazen, tüm müdahalelere rağmen diş kurtarılamaz. Ve sonunda çekilir. Diş çekildikten sonra ise bir boşluk oluşur. Bu boşluk özellikle iki diş arasındaysa, daha çok hissedilir. Dil oraya gider. Yokluğu fark edilir.
İşte tam bu noktada:
- Dişin var olduğu zamanları hatırlarız
- Ağrımadığı, işini yaptığı dönemleri düşünürüz
- “Keşke çekilmeseydi” deriz
Tıpkı bir ilişkinin iyi giden zamanlarını hatırladığımız gibi.
Bu anlarda çoğu zaman şunu unuturuz: Dişin varlığı, yalnızca ara sıra ağrıtmıyordu. Diğer dişleri de çürütme riski taşıyordu. İlişkilerde de benzer bir unutma olur. Boşluk can acıtırken, ilişkinin uzun vadede verdiği zararı gözden kaçırabiliriz.
Tam bu noktada hatırlanması gereken şudur: Bazen yokluğun acısı, varlığın verdiği zarardan daha azdır.
AYRILIKTA KİŞİYE YARDIMCI OLABİLECEK BİR HATIRLATMA
Ayrılmak için kendini zorlayan kişi şunu ayırt edebildiğinde rahatlar:
- Özlediğim şey ilişkinin kendisi mi?
- Yoksa ilişkide aldığım bazı duygular mı?
Bu ayrım, ayrılık sürecinde yön gösterici olur.
Çünkü çoğu zaman özlenen:
- Güvende hissetme
- Anlaşılma
- Birlikte olma hissidir
Bu duygular, başka yollarla da yeniden inşa edilebilir.
Romantik bir ilişkiden ayrılmakta zorlanmak, her zaman yanlış bir yerde durduğun anlamına gelmez.
Ancak zorlanma, kişiyi sürekli aynı noktaya geri getiriyor, ilişkinin zarar veren yönlerini görünmez kılıyor ve yalnızca “iyi zamanlara” tutunmaya itiyorsa, orada bir durup bakmak gerekir. Bazen bir diş çekilirken çok acır. Ama ağız, zamanla o boşluğa alışır. Ve diğer dişler korunur.
İlişkilerde de bazen mesele şudur: Yokluğun acısı mı daha ağır, yoksa varlığın verdiği zarar mı? Bu soruyla dürüstçe temas edebilmek, ayrılık sürecinin en onarıcı adımı olabilir.
KAYNAKÇA
- Freud, S. (1917). Mourning and Melancholia.
- Worden, J. W. (2018). Grief Counseling and Grief Therapy. Springer.
- Shear, M. K. (2015). Complicated Grief. New England Journal of Medicine.
- Bowlby, J. (1988). A Secure Base. Routledge.