KAYGI SADECE ONUN MU, HEPİMİZİN Mİ?
Agorafobi yalnızca yaşayan kişiyi etkilemez. Onunla yaşayanları da yavaş yavaş içine alan bir deneyimdir (Rapee & Heimberg, 1997).
Eşler, aile üyeleri ya da yakınlar çoğu zaman şunu söyler: “Ben de artık plan yapamıyorum.”
“Onu zorlamak istemiyorum ama ben de sıkışıyorum.” Bu noktada kaygı bireysel olmaktan çıkar; ilişkisel bir deneyime dönüşür.
YAKIN OLANIN GÖRÜNMEYEN YÜKÜ
Agorafobiyle yaşayan birine yakın olmak çoğu zaman şu rolleri beraberinde getirir:
- Kollayan
- İdare eden
- Ayarlayan
- Dış dünyayla arada tampon olan
Bu roller başta sevgiyle üstlenilir.
Ancak zamanla kişi şunu fark edebilir: “Ben de daralmaya başladım.” Bu fark ediş suçlulukla karışır. Çünkü ortada “haklı” bir zorluk vardır (Hochschild, 2012).
DESTEK OLMAK MI, HAYATI DARALTMAK MI?
Yakınlar için en zor sorulardan biri şudur: “Yardım mı ediyorum, yoksa kaçınmayı mı besliyorum?”
Kaygı yaşayan kişi için kaçınma rahatlatıcıdır. Yakını için ise ilişkiyi sürdürebilmenin bir yolu hâline gelir (Craske et al., 2014).
Bu noktada iki taraf da farkında olmadan şu döngüye girer:
- Kaygı → kaçınma
- Kaçınma → geçici rahatlama
- Rahatlama → alanın daha da daralması
Bu döngü kimsenin “yanlış” yapmasından değil; kaygının doğasından kaynaklanır.
“ONU ÜZMEMEK İÇİN” KENDİNİ KAYBETMEK
Agorafobiyle yaşayan birine yakın olan kişi zamanla kendi ihtiyaçlarını erteleyebilir:
- Gitmek istediği yerlerden vazgeçer
- Sosyal hayatını sınırlar
- “Sonra yaparız” demeye alışır
Bu noktada ilişki sevgiyle sürse bile, denge bozulmaya başlar (Benjamin, 2004).
Yakın olan kişi şunu hissedebilir: “Onu anlıyorum ama ben neredeyim?”
YAKIN OLAN İÇİN DE BİR SINIR GEREKİR
Agorafobiyle yaşayan birine destek olmak, kendi sınırlarını tamamen silmek anlamına gelmek zorunda değildir.
Destek:
- “Her şeyi ben üstlenirim” demek değildir
- Kendi ihtiyaçlarını yok saymak değildir
Aksine, sürdürülebilir destek ancak iki tarafın da var olabildiği bir zeminde mümkündür (Johnson, 2019).
BAZEN YARDIM ETMEK, YALNIZ BIRAKMAMAKTIR
Yakınlar çoğu zaman “doğruyu” yapmaya çalışırken yalnızlaşır. Oysa bu süreçte onların da düşünmeye, anlamaya ve desteklenmeye ihtiyacı vardır. Bazı kişiler bu dengeyi kendi iç kaynaklarıyla kurabilir. Bazıları için ise, yaşananları güvenli bir alanda ele almak yükü hafifletebilir.
Bu, kimsenin eksikliği değil; bu deneyimin çok katmanlı olmasındandır.
Kaygı Yaşayanın Yanında Olanın da Bir Alanı Olmalı
Agorafobiyle yaşayan birine yakın olmak, çoğu zaman kişinin kendi duygusal süreçlerini askıya almasına neden olur. “Şu an onun ihtiyacı daha acil” düşüncesi, zamanla kişinin kendi kaygısını, öfkesini ya da yorgunluğunu görünmez kılar. Oysa bireysel danışmanlık, yalnızca kaygıyı yaşayan kişi için değil; yakın olan için de bir düzenleme alanı sunar (Figley, 2002).
Bu alan şunları mümkün kılar:
- Kendi duygusal sınırlarını fark etmek
- Suçluluk ile sorumluluk arasındaki farkı ayırt etmek
- “Destek olmak” ile “kendini feda etmek” arasındaki çizgiyi netleştirmek
Bireysel danışmanlık, kişiyi “iyi partner”, “iyi evlat” olmaya zorlayan iç sesi yavaşlatır ve şu soruyu duyulur kılar: “Bu ilişkide ben ne hissediyorum?”
YÖNLENDİRMEK: ZORLAMADAN, TERK ETMEDEN
Yakınlar çoğu zaman iki uç arasında sıkışır:
- Ya tamamen geri çekilmek
- Ya da iyileşmenin sorumluluğunu üstlenmek
Oysa yönlendirmek, taşımak değildir.
Sağlıklı yönlendirme:
- “Senin adına ben çözerim” demek değildir
- “Artık böyle yaşayamayız” diye tehdit etmek değildir
Daha çok şu zeminde durur: “Bu yükü tek başına taşımak zorunda değilsin. Ama ben de bunu tek başıma taşıyamam.”
Bu yaklaşım, kaygıyı yaşayan kişiyi değersizleştirmez; yakın olanı da tükenmeye mahkûm etmez (Johnson, 2019).
BAŞKASININ KAHRAMANI OLMAMAK
Agorafobiyle yaşayan birine yakın olan kişi zamanla farkında olmadan “kahraman” rolüne girebilir:
- Planları ayarlayan
- Krizleri önceden sezen
- Dış dünyayı filtreleyen
Bu rol başta anlamlı ve değerli hissettirir. Ancak uzun vadede kişi şunu fark eder: “Benim hayatım da bu rolün içine sıkıştı.”
Başkasının kahramanı olmak:
- İlişkiyi ayakta tutuyor gibi hissettirse de
- Kendi öznel alanını daraltır
Ve çoğu zaman karşı tarafın kapasitesini de genişletmez (Karpman, 1968).
YAKIN OLANIN DA DESTEK ALMAYA HAKKI VAR
Agorafobiyle yaşayan birine yakın olmak, sessizce taşınan bir yük hâline geldiğinde kişinin kendi ruhsal sağlığını da tehdit edebilir.
Bireysel danışmanlık, bu noktada:
- “Ne yapmalıyım?” sorusundan çok
- “Ben bu süreçte neredeyim?” sorusuna alan açar
Bazı kişiler bu dengeyi kendi iç kaynaklarıyla kurabilir. Bazıları için ise, tarafsız bir eşlik süreci hem ilişkiyi hem de kişiyi koruyan bir zemin sunabilir. Bu destek, birini kurtarmak için değil; kendinle temasını kaybetmemek için alınır.
Kaynakça
Rapee, R. M., & Heimberg, R. G. (1997). A Cognitive-Behavioral Model of Anxiety. Behaviour Research and Therapy.
Craske, M. G., et al. (2014). Maximizing Exposure Therapy. Behaviour Research and Therapy
Benjamin, J. (2004). Beyond Doer and Done To. Psychoanalytic Quarterly.
Figley, C. R. (2002). Compassion Fatigue. Brunner-Routledge.
Johnson, S. (2019). Attachment Theory in Practice. Guilford Press.
Hochschild, A. R. (2012). The Managed Heart. University of California Press.
Karpman, S. (1968). Fairy Tales and Drama Analysis. Transactional Analysis Bulletin.
Mitchell, S. A. (2000). Relationality. Analytic Press.